Aktiffelsefe Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışmamızın 30. Yıl Ödül Töreni Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Gerçekleşti
Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması 30. Yıl Jübilesi Gerçekleşti: 30 Yıllık Birikim Yeni Bir Döneme Taşındı
Türkiye’nin en uzun soluklu ve en kapsamlı tematik fotoğraf projelerinden biri olan Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması, 30’uncu yılına özel jübile programıyla Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde gerçekleştirildi.
Aktiffelsefe Kültür Derneği tarafından tamamen gönüllülük esasıyla sürdürülen yarışmanın jübile etkinliği; sanatseverler, fotoğrafçılar ve kültür-sanat alanından katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Etkinlikte yaklaşık 120 kişi bir araya gelerek bu anlamlı kültür yolculuğuna tanıklık etti.
1991 yılından bu yana Türkiye’nin geleneklerini ve kültürel mirasını görünür kılmayı amaçlayan yarışma, 30 yıl boyunca yalnızca fotoğraf sanatına değil; müzikten el sanatlarına, yeme-içme kültüründen halk bilgeliğine kadar uzanan çok katmanlı bir kültürel ifadeyi kapsayarak önemli bir görsel hafıza oluşturdu. Bu yönüyle yarışma, bir sanat etkinliğinin ötesine geçerek kolektif bir kültür belleğine dönüştü.
“Bir son değil, dönüşüm”
Etkinlikte konuşan yarışma danışmanı, fotoğraf akademisyeni Sayın Mehmet Arslan Güven, jübilenin anlamını şu sözlerle ifade etti:
“Bu yıl bir jübile. Ancak bu, bir sonu değil; daha kapsamlı bir kültür ve sanat yolculuğunun başlangıcını temsil ediyor.”
İstikrar ve dönüşüm vurgusu
Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ise konuşmasında 30 yıllık yolculuğu şu sözlerle değerlendirdi:
“Otuz yıl boyunca bir sivil toplum kuruluşu olarak, gönüllülükle bu çalışmayı sürdürebilmek bizim için çok değerliydi. Bu süreçte iki temel kavram öne çıktı: istikrar ve dönüşüm.
Her yıl ‘nasıl daha iyi yapabiliriz, ülkemizin sanat ve kültür hayatına nasıl daha fazla katkı sağlayabiliriz’ diye düşündük.
Bugün geldiğimiz noktada ise bu bir son değil; bir dönüşüm. Bu çalışma artık bir festivale, Felsefe ve Sanat Festivali’ne dönüşüyor.”
Yarışmadan Festivale Yeni Bir Adım
Jübile programında paylaşılan en önemli gelişmelerden biri, yarışmanın yeni bir yapıya evrilmesi oldu. Aktiffelsefe Kültür Derneği, bu 30 yıllık birikimi Felsefe ve Sanat Festivali çatısı altında sürdürme kararını kamuoyuyla paylaştı.
Bu dönüşüm, kültürel üretimi daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve farklı disiplinleri bir araya getirerek yeni bir etkileşim alanı oluşturmayı hedefliyor. Festival anlayışıyla birlikte, sanatın yalnızca sergilenen değil; paylaşılan, öğrenilen ve birlikte üretilen bir alan olarak güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Kültürel Değerler Sanatla Buluştu
Etkinlik boyunca gerçekleştirilen konuşmalar, müzik dinletisi, ödül töreni ve buluşmalar; Türkiye’nin geleneksel değerlerinin sanat aracılığıyla görünür kılınmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Gelenekler; misafirperverlik, dayanışma ve birlikte yaşama kültürü gibi ortak değerleri taşırken, bu değerlerin sanat yoluyla ifade edilmesi hem geçmişin korunmasına hem de geleceğin şekillenmesine katkı sunuyor.
Teşekkür ve Vefa
Otuz yıllık bu yolculuğun mümkün olmasında emeği geçen tüm sanatçılara, jüri üyelerine, destekçilere ve gönüllülere teşekkür edildi. Etkinlikte ayrıca, yarışmanın gelişimine katkı sunan isimler saygı ve minnetle anıldı.
Yeni Bir Yol Başlıyor
Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması’nın 30. yıl jübilesi, bir kapanıştan çok; emek, dostluk ve ideal ile örülmüş bir birikimin yeni bir isim ve yeni bir solukla devam ettiğinin güçlü bir ifadesi oldu.
Aktiffelsefe Kültür Derneği, bu birikimi önümüzdeki dönemde Felsefe ve Sanat Festivali ile daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor.
Antik Çağ Anadolu Filozofları Sergimiz Açıldı!
Antikçağ Anadolu Filozofları Sergisi, 9 Nisan 2026 Perşembe günü Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde gerçekleştirilen lansman ile sanat, bilim ve düşünce dünyasını bir araya getirdi.
İzmir’in 8500 yıllık geçmişine ev sahipliği yapan Yeşilova Höyüğü’nde düzenlenen açılış, arkeoloji, akademi ve felsefenin kesişiminde, Anadolu’nun düşünce mirasını yeniden gün yüzüne çıkaran çok katmanlı bir buluşmaya dönüştü.
200’ü aşkın katılımcı ile güçlü bir başlangıç
Lansmana 200’ü aşkın katılımcı yoğun ilgi gösterdi. Katılımcıların etkinlik boyunca sergiye ve program içeriğine gösterdiği dikkat ve ilgi, Anadolu’nun felsefi mirasının günümüzde de güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koydu.
Sanat, tarih ve düşüncenin bir araya geldiği gecede izleyiciler yalnızca bir sergi gezmekle kalmayıp, aynı zamanda ortak bir kültürel hafızayı ve gelecek vizyonunu paylaşma imkânı buldu.
Sanat ve düşüncenin bütünleştiği bir akşam
Program kapsamında sahnelenen ve İzmir’in tarihini anlatan dans gösterisi, kentin geçmişini estetik bir anlatımla sahneye taşırken, düşünce dünyasını da içine alan bütüncül yaklaşımıyla büyük beğeni topladı.
İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının gerçekleştirdiği mini konser ise izleyicilere ilham veren bir atmosfer yaratarak gecenin sanatsal derinliğini artırdı.
Akademik ve düşünsel destek vurgusu
Açılış konuşmalarında yer alan Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Kurucusu Prof. Dr. Ahmet Arslan, projeyi beğendiğini ifade ederek destek verdiğini belirtti. Ayrıca önümüzdeki ay gerçekleştireceği “Felsefeye Duyulan İhtiyaç” başlıklı seminerle bu düşünsel sürece katkı sunacağını dile getirdi.
Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ise konuşmasında, eğitimin sempozyumlar ve festivaller aracılığıyla toplumla buluşması fikrinin bu proje ile somut bir gelecek vizyonuna dönüştüğünü ifade etti. Bu yönüyle proje; arkeoloji, akademi ve felsefeyi buluşturan bütüncül bir yaklaşımın da güçlü bir örneğini oluşturuyor.
Geçmişten geleceğe uzanan bir düşünce köprüsü
“Anadolu’dan Yükselen Felsefe” sloganıyla hazırlanan sergi; Metrodoros, Proclus, Diogenes, Aspasia ve Strato gibi filozoflar üzerinden Anadolu’nun düşünsel mirasını görünür kılarken, aynı zamanda planlanan Anadolu Filozofları Müzesinin de ilk adımını oluşturuyor.
İzmir ve çevresinde gelişen Milet ve Efes okullarının düşünsel geleneğini yeniden hatırlatmayı amaçlayan sergi, somut olmayan kültürel mirasın korunmasına ve aktarılmasına önemli bir katkı sunuyor.
Aralık sonuna kadar açık, her ay yeni etkinlikler
Sergi, Aralık 2026 sonuna kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Ayrıca sergi süresince her ay filozoflara odaklanan seminerler ve etkinlikler düzenlenerek ziyaretçilerin bu düşünsel yolculuğu derinleştirmesi hedefleniyor.
Felsefe ve Hukuk Paneli:
Antik Uygarlıklarda Hukuk Anlayışı
Felsefe, bilgelik sevgisi anlamına gelmekte olup hukukun temel kavramları olan adalet, hak, özgürlük gibi temel kavramların felsefinin çalışma alanı içerisinde kaldığını görürüz. Hukuk felsefesi ve sosyolojisi, uygulamadaki hukukla ideal hukuk arasında köprüler kurmamıza olanak tanır.
Hukuk, sadece kanun maddelerinden oluşan teknik bir disiplin değil, insan iradesinin ve toplumsal yaşamın en karmaşık tezahürlerinden biridir. Hukuk felsefesine duyulan ihtiyaç, yasaların ötesindeki “anlamı” ve “haklılığı” bulma çabasından doğar. Aynı zamanda, hak, hukuk, yasa gibi kavramların çatısı olan ‘’adalet’’ arketipi üzerine daha geniş ve felsefi bir bakış açısı geliştirebilme imkanı sunar.
İnsanlık, neden hukuk felsefesine ihtiyaç duyar? Bu soru, toplumsal yaşamın en temel yapı taşlarından birini sorgulamaktadır. Hukuk felsefesine duyulan ihtiyaç, sadece akademik bir merak değil, adaletin, özgürlüğün ve barış içinde bir arada yaşamanın pratik bir gerekliliğidir.
Antik uygarlıklarda adalet anlayışı paneli, antik toplumların adalet anlayışını inceleyerek, günümüz hukukunun temellerini anlamak, farklı uygarlıkların adalet anlayışlarını karşılaştırmak, adalet kavramının tarihsel gelişimini izlemek ve geleceğe projeksiyon yapmak bakımından bizlere farklı perspektifler sunmak üzere felsefe ve hukuk alanında çalışan Aktiffelsefe Kültür Derneği Yeni Hukuk Araştırma Ekibi üyelerince hazırlanmıştır.
Tarih: 18 Nisan 2026
Saat: 17.00-20.00
Yer: Çanakkale, Çanakkale Belediyesi Nikah Salonu
Felsefe ve Bilim Festivalimiz İzmir’de gerçekleşti!
İzmir’de Felsefe ve Bilim Aynı Sahnede
Konak Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliğiyle Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde 14 Mart Tıp Bayramı ve Pi Günü kapsamında düzenlenen Felsefe ve Bilim Festivali, akademisyenleri, araştırmacıları ve farklı yaş gruplarından katılımcıları bilim ve düşünce etrafında bir araya getirdi. Etkinliğe 214 kişi katılım sağladı.
Festival, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Aktiffelsefe Kültür Derneği Genel Başkanı Oya Uysal’ın açılış konuşmalarıyla başladı.
Oya Uysal; “Bu bir festivalden ziyade bir arayış. Neden var olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilmek istiyoruz. Bilgeliği arama arzusu için bir araya geldik. Felsefe sadece teorik bilgilerin bir yığını değil. Tam tersine hayata anlam katan bir süreçtir. Felsefe ve bilimi tekrardan bu yüzyılda ve bu coğrafyada bir araya getirmek istiyoruz. Bu festivalde bilgi yığınından ziyade daha çok sorgulamak, etkileşim içinde girmek ve düşünce atmosferi oluşturmak istedik. Bilim bizi doğruya doğru götürürken, felsefe ise daha iyi doğru yönlendirir. Hepimizin bütün bunlara ihtiyacı var. Bu güzel organizasyonu daha da güzelleştiren belediyemize, çalışanlarına ve dernek gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Güzel bir festival olmasını diliyorum.”
Felsefe ve bilimin birlikteliğini merkeze alan festival, bilimsel ilerlemenin yalnızca teknik gelişimle değil, aynı zamanda düşünsel ve etik bir zeminle anlam kazanabileceği fikrinden hareketle düzenlendi. Bilim, felsefenin rehberliğinden uzaklaştığında yalnızca ölçen ve hesaplayan bir araç hâline gelirken; felsefe, bilimin insanlıkla bağını kuran, ona yön ve anlam kazandıran temel düşünsel alan olarak öne çıkıyor.
Bu çerçevede festival, Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi ile akademi dünyasının bir araya geldiği disiplinler arası bir buluşma ortamı sundu.
Felsefe ve Temel Bilimler
Festivalin ilk oturumunda felsefenin biyoloji, tıp ve fizik gibi temel bilimlerle ilişkisi ele alındı. “Felsefe ve Temel Bilimler” başlıklı oturumda Dr. Gülsen Altuntaş (Fizyolog), Dr. Mahmut Şansal (Gastroenterolog) ve Dr. Ayşe Büber Aydın (Akademisyen) konuşmacı olarak yer aldı.
Dr. Gülsen Altuntaş konuşmasında felsefenin biyoloji bilimini daha derinlikli anlamaya katkı sunduğunu belirterek, canlılığın yalnızca fizyolojik bir olgu olmadığını ve biyoloji felsefesinin önemli çalışma alanlarından biri olan metabiyoloji kavramına değindi.
Dr. Mahmut Şansal ise felsefe ile bilim arasında tarihsel süreçte oluşan kopuşun yeniden aşılması gerektiğini ifade ederek, sağlık, yaşam ve ölüm gibi kavramların ontolojik boyutunun anlaşılmasının tıp alanı için önemine dikkat çekti.
Dr. Ayşe Büber Aydın ise doğa üzerine araştırmaların doğa filozoflarıyla başladığını ve kuantum devrimine kadar sürdüğünü belirterek, gerçekliğin Kant’ın “pembe gözlük” analojisi üzerinden bireylerin değer yargıları ve bakış açılarıyla şekillendiğini anlattı.
Bilim Felsefesi
Festivalin ikinci oturumunda “Bilim Felsefesi” başlığı ele alındı. Oturumda Prof. Dr. Yavuz Unat (Kastamonu Üniversitesi), Prof. Dr. Gül Ünal Çoban (Dokuz Eylül Üniversitesi) ve Prof. Dr. Remzi Demir (Ankara Üniversitesi) konuşmacı olarak yer aldı.
Sunumuna filozof Imre Lakatos’un “Bilim felsefesi olmayan bilim tarihi kör, bilim tarihi olmayan bilim felsefesi ise boştur” sözüyle başlayan Yavuz Unat, bilim ile felsefenin kesişim noktalarına ve bilim tarihine yaklaşım yöntemlerine değindi.
Prof. Dr. Gül Ünal Çoban ise “Bilimin Doğası ve Toplumda Bilim” başlıklı sunumunda bilim ile toplumun farklı soru türleriyle ilgilendiğini, ancak doğru sorular sorulduğunda bu iki alanın birbirini tamamladığını ve bunun bilim politikalarının gelişimine katkı sağladığını ifade etti.
Prof. Dr. Remzi Demir ise bilim felsefesinin Türkiye’deki gelişimini ele alarak, Aristoteles mantığından hareketle İmam Gazali’den başlayıp Hans Reichenbach’a kadar uzanan düşünsel çizgiyi değerlendirdi.
Bilim ve Gelecek
Festivalin son oturumunda Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi üyeleri sunumlar gerçekleştirdi.
Ahmet Dildan “Felsefe ve Teknoloji” başlıklı konuşmasında bilimsel bilginin sağladığı imkânların etik sorumluluklarla dengelenmesi gerektiğini vurguladı.
Bilgi Pakiş ise “Felsefe ve Kaos Teorisi” başlıklı sunumunda kaos teorisini ve fraktal yapıları ele alarak, bu kavramların yaşamın dinamik yapısını anlamada önemli bir perspektif sunduğunu ifade etti.
Oturumun sonunda İzmir Gaziemir’de bulunan Uzay Kampı tanıtıldı. 9–15 yaş arası çocuklara yönelik bilimsel eğitim programlarıyla bilinen kampın NASA tasarımlı astronot simülatörleriyle katılımcılara uygulamalı deneyim sunduğu ve takım çalışmasını geliştirmeyi hedeflediği aktarıldı.
Festival kapsamında ayrıca çocuk atölyeleri, bilim üzerine felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimi de gerçekleştirildi.
“Yaşam İçin Pratik Felsefe Dizi Seminer Dizisi”
Tüm Şube ve Temsilciliklerimizde!
Aktiffelsefe olarak şubelerimizde yüz yüze gerçekleştirdiğimiz felsefe seminerlerimiz tüm şubelerimizde aynı program ve metotla aktarılmaktadır, seminerlerimize katılmak, derneğimizin faaliyetleri hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için size en yakın şubemizin “Tanıtım Semineri”ne katılabilirsiniz.
Derneğimiz Hakkında
Aktiffelsefe Kültür Derneği; 1989 yılında ülkemizin düşünce ve kültür hayatına değer katmak amacıyla gönüllüler tarafından kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.
Ankara Genel Merkez olmak üzere, on iki ilde bulunan; Ankara genel merkez, on iki şubemiz ve beş temsilciliğimizle, felsefe, kültür ve gönüllülük alanlarında çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.
Şube ve Temsilciliklerimizde En Yakın Etkinlikler:
Dünya Felsefe Gününü kutladık!
“Felsefe, ruhun fırtınalarını dindirmeyi, açlığı ve hastalığı gülerek karşılamayı, doğal ve somut yollarla öğretmeye çalışır.”
— Montaigne
Dünya Felsefe Günü’nde 11 farklı ilde konferans, tiyatro, şiir, müzik, sergi ve panellerle; sanatı, bilimi ve en önemlisi hayatı felsefe ile birleştirdi.
792 katılımcı ile birlikte bu günü kutladık.
Felsefe bilgelik aşkıdır; bilgelik ise ısı ve ışık kaynağıdır.
Işığıyla zihinleri aydınlatır, ısısıyla kalpleri yumuşatır—tıpkı bugün, yüzlerce kişiyle paylaştığımız bu anlamlı günde olduğu gibi.
Aktiffelsefe Güz Oyunları Eskişehir’de gerçekleşti!
Aktiffelsefe Şube ve Temsilcilikleri olarak “Güçlü Ruh Adil Yarış” sloganıyla yola çıktığımız ve Eskişehir’de 26-27 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleşen “2025 Yılı Aktiffelsefe Güz Oyunları”nda Aktiffelsefe Şube ve Temsilcilikleri olarak toplam 11 farklı branşta mücadele verdik.
Aktiffelsefe Güz Oyunları 2025 videomuz YouTube Aktiffelsefe kanalımızda yayında!
Yaz Mevsiminde de felsefe ile!
Aktiffelsefe Şube ve Temsilcilikleri olarak yazın da aktif bir şekilde var olmaya devam ediyoruz!
Aktiffelsefe Kültür Derneği şube ve temsilcilikleri olarak 2025 yaz aylarımız da tüm hızıyla devam ediyor! Üye yaz seminerlerimiz devam ederken, Yaşam İçin Pratik Felsefe Seminer dizilerimiz, gönüllü çalışmalarımız, spor ve kültürel faaliyetlerimiz de yaz boyunca devam etti. Yazın sona ermesi ile birlikte birçok şube ve temsilciliğimizde yeni felsefe ve psikoloji seminer dizilerimiz ile yeni gruplar açarak felsefeye ilgi duyan herkesi tekrar şube ve temsilciliklerimize bekliyor olacağız, bizi takip edin!
Aktiffelsefe Felsefe ve Sağlık Sempozyumu 5. kez gerçekleşti!
Aktiffelsefe Kültür Derneği tarafından düzenlenen 5. Felsefe ve Sağlık Sempozyumu’nda sağlık konusunu farklı bir yaklaşımla ele alan değerli akademisyenlere, ‘Beden, Zihin ve Anlam’ arayışı yolculuğunda sağlık profesyonelleri eşlik etti.
‘Sağlık ve Kaliteli Yaşam’ın anahtarı felsefi yaklaşım
‘Kültür, Felsefeyle Canlanır’ sloganıyla 35 yıldır ülkemizde farklı disiplinlerde felsefe alanında çalışmalara imza atan Aktiffelsefe Kültür Derneği’nin bu yılda Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nin katkılarıyla gerçekleştirdiği Felsefe ve Sağlık Sempozyumu, 7 farklı üniversiteden 11 akademisyenin katılımıyla 31 Mayıs Cumartesi günü Manisa Celal Bayar Üniversitesi Ayşe Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi’nde gerçekleşti. Konu başlıklarının Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden “Sağlık ve Kaliteli Yaşam” teması çerçevesince belirlendiği sempozyumda, sağlık çalışanlarının ağırlıkta yer aldığı dinleyicilere program bitiminde sempozyum bildirisi okundu.
devamı için tıklayınız…
Aktiffelsefe 29. Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışmamız
Aktiffelsefe Geleneksel Türkiye 29. Fotoğraf Yarışması Ödülleri Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Sahiplerini Buldu!
Ankara Kulübü Derneği Seymenleri gösterisi ile başlayan törenimiz, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Sn. Yusuf Kıraç, Aktiffelsefe Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması Danışmanı Fotoğraf Sanatçısı Sn. Mehmet Arslan Güven ve Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Oya Uysal konuşmaları ile devam etti.
Sanatçı Hazal Ceren Çakmak’ın klasik müzik dinletisinin ardından “Doğal ve Kültürel Değerlerimiz” temalı bu yılki yarışmamızın ödülleri sahiplerini buldu ve sergi resmi açılışımız gerçekleşti.
Sanat, Halkın Bilgeliği ile Felsefenin Derinliğinde Buluşuyor
Türkiye’nin görsel belleğini oluşturan ve sanatın, kültürün ve düşüncenin kesişim noktasında duran Geleneksel Türkiye 29. Fotoğraf Yarışması, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde düzenlenen ödül töreniyle sahiplerini buldu.
Seymenler gösterisiyle başlayan bu özel gün, felsefenin sanatla nasıl iç içe geçtiğini vurgulayan açılış konuşmaları ve piyano dinletisi ile devam etti.
Bu yılın teması olan Doğal ve Kültürel Değerlerimiz, amatör ve profesyonel sanatseverler aracılığı ile arşivlerdeki yerlerini aldı. Fotoğraf, yalnızca bir anı yakalamanın ötesinde, insanın yaşadığı dünyaya nasıl anlam kattığını ve
kadim bilgeliğin modern zamandaki yankısını ortaya koyan bir araç olarak ele alındı.
Ödüller Sahiplerini Buldu
Yarışamaya 84 sanatçı, 550 eseriyle katıldı. Ödül alan ve sergilenmeye değer görülen 30 adet fotoğraf, halk kültürünün içindeki felsefi derinliği ve yaşamın akışındaki sanatsal dokunuşları yansıtmasıyla öne çıktı. Ödül alan
eserler, Anadolu’nun kadim kültürünü günümüz estetiğiyle harmanlayan bir bakış açısı sunarken ödül alan sanatçılar da eserlerinin hikayelerini paylaşarak, törene sempatik bir unsur kattılar.
Ödül Töreninde Öne Çıkan Görüşler
Tören sırasında konuşan yarışma danışmanı ve sanatçılar, sanatın yalnızca estetik bir deneyim olmadığını, aynı zamanda insanın kendini ve evreni anlamlandırma çabasının bir parçası olduğunu vurguladılar. Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal konuşmasında “İçinde yaşadığımız coğrafya çok renkli, bunlar bizim zenginliğimiz… Nasıl ki hayatımızda tek renk giyinmek normal değilse, coğrafyamızda tek tip motif de o kadar sıkıcıdır. Biz şanslıyız, ülkemizin 7 bölgesinde ayrı ayrı değerler var. Üstelik, farklı bölgelerimizdeki bu değerler, tüm vatandaşlarımız tarafından biliniyor ve seviliyor. İşte gerçek Birlik ve Beraberlik, bu ortak değerlerimizin varlığından ortaya çıkıyor.“ dedi. Fotoğraf, tıpkı halk anlatıları gibi, zaman içinde değişen ama özünde insanın varoluşuna dair ortak sorular soran bir sanat dalı olarak değerlendirildi.
Sergi Açılışı ve Kokteyl
Törenin ardından açılan sergi, sanatseverleri ödüllü eserlerle buluşturdu. Konuklar, fotoğrafların ardındaki hikâyeleri keşfederken sanatın farklı disiplinlerle nasıl iç içe geçtiğine tanıklık ettiler.
Sanat, halkın yaşam bilgisini taşırken, felsefe bu bilgiyi sorgular ve yeniden biçimlendirir. Fotoğraf ise bu iki gücün, ışık ve gölge arasında bıraktığı izdir.
Aktiffelsefe Dünya Kadınlar Günü “Felsefe ve Kadın Festivali”
Aktiffelsefe İzmir Alsancak Şubemiz; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü “Bilgeliğe Aşık Kadınlar” teması ve “aktif bir felsefe anlayışı” ile anmak için 63 gönüllüsü ile İzmir Atatürk İl Halk Kütüphane’sindeydi.
Kadın filozoflar, tarihin her döneminde bilgi üretimine, ahlaki düşünceye ve toplumsal dönüşüme katkıda bulunmuş ve varlıkları ile birçok alanda kalıcı izler bırakmışlardır.
Onların katkılarının daha fazla ifade edilmesi, felsefi düşüncenin daha kapsayıcı bir şekilde gelişmesi için gereklidir. Geçmişten bugüne bizlere ışık olan kadın düşünürlerimizi saygıyla anıyoruz.
“Kadın Ve Felsefe Festivali”, Aktiffelsefe Kültür Derneği Alsancak Şube Başkanı Ahmet Dildan’ın açılış konuşması ile başladı. Aktiffelsefe Kültür Derneği’nin 35 yıldır felsefe, kültür, gönüllülük alanlarında çalışmalar gerçekleştirdiğine, daha etkin ve anlamlı bir yaşam için felsefeye olan ihtiyaca vurgu yapan Ahmet Dildan, felsefede kadınların temsili, kadın bakış açısının felsefeye katkısı üzerine bir açılış konuşması gerçekleştirdi.
Açılış konuşmasının ardından ünlü şairlerin “Kadın” temalı şiirlerinin sunumları yapıldı ve kadın filozof ve bilim insanlarının hayatlarını konu alan tiyatro gösterimleri sunuldu. Yoğun ilgiyle karşılanan şiir ve tiyatro gösterimlerinin ardından Yazar Duygu Alkan Erdoğdu’nun “İzmirli Bir Kadın Filozof Sosipatra” konferansı gerçekleştirildi. Efesli kadın filozof Sosipatra’nın hayatı, yaşadığı dönem ve felsefesi üzerine gerçekleşen konferansın ardından yazar Duygu Alkan Erdoğdu’nun imza günü gerçekleştirildi. Değerli sanatçılar Hazal İlhan ve Arda Sezen’in müzik dinletisi şöleni ile etkinlik sona erdi.
Etkinlik kapsamında katılımcıların ziyaretine açık olan “Kadın Ve Sanat Resim Sergisi”, El Sanatları Atölye Çalışmaları ve gün boyu süren etkinlikler İzmirli felsefe ve sanatseverler tarafından yoğun bir katılım ve ilgi ile karşılandı. Aktiffelsefe Kültür Derneği yöneticileri, 8 Mart “Kadın Ve Felsefe” etkinliğine ev sahipliği yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Atatürk İl Halk Kütüphanesi yönetimine ve etkinliğe yoğun bir ilgi ile katılım sağlayan tüm vatandaşlara teşekkür ettiler.
Dünya Felsefe Günü kutlu olsun!
Aktiffelsefe Kültür Derneği Ege Şubeleri olarak İzmir’de, Dünya Felsefe Günü kutlamaları çerçevesinde bu yıl beşincisini düzenlediğimiz Felsefe ve Sanat Festivalimizi, 9 farklı etkinlikten oluşan yoğun bir program ve yüksek katılımla İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi işbirliği ile gerçekleştirdik. Kuruluşumuzun otuz beşinci yılını “İnsan Köprüdür” sloganıyla kutluyoruz ve ülke genelinde on sekiz şubesiyle felsefeyi hayatın tüm katmanlarına yaymaya çalışıyoruz.
Dünya Felsefe Günü ve Aktiffelsefe’nin 35. Yılı kutlu olsun!
Videomuza YouTube üzerinden ulaşmak için tıklayınız.
Aktiffelsefe 13. Uluslararası Eskişehir Karikatür Festivali
Çizginin Gücü Eskişehir Karikatür Festivali’nde
Bu yıl 13.sü düzenlenen Eskişehir Karikatür Festivali, ‘İnsan Köprüdür’ temasıyla gerçekleşti.
Karikatürün evrensel ve zamansız dilinin ‘İnsan Köprüdür’ sloganıyla birleştiği bu yılki Eskişehir Karikatür Festivali, 38 farklı ülkeden 126 karikatür sanatçısına ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen çizerlerinden Tan Oral’ın danışmanlığında, dünyanın dört bir yanından karikatür sanatçılarının katıldığı festivalde, 344 karikatür eseri yer aldı. Akiffelsefe Kültür Derneği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Eskişehir Kent Konseyi’nin işbirliğiyle düzenlenen gelenekselleşen Karikatür Festivali, açılışın ardından düzenlenen panelle devam etti. Panelde, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem başkanı, akademisyen Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, karikatürist Tan Oral, Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ve Aktiffelsefe Kültür Derneği Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Tamkan ‘İnsan Köprüdür’ temasına farklı açılardan yaklaştılar.
Aktiffelsefe Kültür Derneği olarak kuruluşumuzun 35. Yılı’na ithafen hazırladığımız Belgeselimiz YouTube Kanalımızda yayında!
…35 yıldır neler yapıyoruz, hazırladığımız 14 dakikalık videoya sığdırmaya çalıştık;
Tarih boyunca insan köprüler inşa etti, bağlar kurmak ve aktarmak için… Mimar Sinan’ın inşa ettiği köprü ve kemerler yüzlerce yıldır ayakta… Aktiffelsefe olarak tarihin bu değerli yapılarından aldığımız ilhamla, felsefi gönüllülükteki otuz beşinci yılımızı ”İNSAN KÖPRÜDÜR” sloganıyla kutluyoruz. Nice 35 yıllara!
Aktiffelsefe Kültür Derneği olarak kuruluşumuzun 35. yılını kutladık!
Aktiffelsefe Kültür Derneği olarak 35’inci yılımızı Ankara Zübeyde Hanım Çankaya Evi’nde 500’den fazla gönüllümüz ve dostlarımızın katılımı ile neşe ve coşku içinde kutladık.
Etkinliklerimiz, Cumhuriyetimize duyduğumuz saygı ve sevgiye ithafen İstiklal Marşı’nın okunması ardından saygı duruşu ile başladı. Opera sanatçılarımızın muazzam konseri ve derneğimizin 35. Yıl Belgeselini misafirlerimize sunduk.
Akabinde, bizlere ilham veren konuşmaları ile Çankaya Kaymakamı Sn. Murat Duru’yu, Genel Başkanımız Sn. Oya Uysal’ı, GEA Arama Kurtarma Grubu Koordinatörü Sn. Umut Dinçşahin’i ve Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması Danışmanımız Sn. Mehmet Arslan Güven’i sahnede ağırladık.
Genel Başkan Oya Uysal, konuşmasında ismini 35. Yıl manşetimizden alan “İnsan Köprüdür” kitabından yola çıkarak gönüllülerimizin sürdürülebilirliğini, ortak hedeflerimizi, sürekli eğitimi ve birlikte yaşamın önemini vurguladı. Yayın Koordinatörümüz Gülcan Gelerli Yazıcı ise senelerdir varlığını sürdüren Feniks Dergisi’nin 100. sayısı ve “İnsan Köprüdür” kitabının lansmanını büyük bir gurur ile gerçekleştirdi. İnsanın hangi alanlarda, nasıl köprü vazifesi görebileceğini araştırdığımız ”İnsan Köprüdür” ana temalı panelimiz, Halkla İlişkiler
Koordinatörümüz Nur Karen Bektaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Panelde konuyu Elif Öztürk eğitim, Ahmet Dildan bilim, Büşra Günçel sanat ve Umut Dinçşahin birlikte yaşam bakışından değerlendirdiler. Antalya Şubemizin büyük bir özveri ile aylardır üzerinde çalıştığı Maxwell Anderson’un “Yalınayak Sokrates” oyunu büyük ilgi gördü. Gün boyunca el sanatları, yayınlar ve çocuklar için felsefe ve bilim atölyeleri gibi etkinlikler düzenleyerek panelimizi destekler nitelikte felsefeye sanat, çocuklarımız, bilim bakışından hayat buldurduk.
Kutlamaların ikinci günü, ulu önderimizi Anıtkabir’de karanfiller ile ziyaret ettik ve Ankara’nın tarihi yerlerini, müzelerini ve antik kentlerini gezerek tamamladık.
Ayrıca, bu toprakların yetiştirdiği sanatçılarımız Doğan Canku ve Ali Kocatepe’nin “İnsanoğlu” parçasını derneğimize bu yaşımız için gönüllü olarak armağan etmesi bizleri çok mutlu etti. Aktiffelsefe, 35 yıldır durmaksızın daha iyi bir insan ve insanlık inşa etme hayali ile kültürel, felsefi, sosyal ve ekolojik çalışmalarla ülkemize katkı sağlıyor.
Aktiffelsefe olarak felsefî gönüllülükteki 35. Yılımızı “İnsan Köprüdür” sloganıyla kutluyoruz!
27-28 Nisan 2024 tarihlerinde 35. Yıl Aktiffelsefe Festivalimizi Çankaya, Zübeyde Hanım Kültür Merkezinde tüm şube ve temsilciliklerimizden 566 üye ve dostumuzun katılımıyla gerçekleştirdik.
Festivalimiz İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından opera sanatçılarımızın konseri ve Aktiffelsefe 35. Yıl Belgeseli gösterimiyle başladı.
Çankaya Kaymakamı Sn. Murat Duru’nun, Aktiffelsefe Genel Başkanı Sn. Oya Uysal’ın, GEA Arama Kurtarma Grubu Koordinatörü Sn. Umut Dinçşahin’in ve Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması Danışmanımız Sn. Mehmet Arslan Güven’in 35. Yıl konuşmaları uzun yıllardır süren felsefi dostluğumuzu perçinledi.
Aktiffelsefe Kültür Yayınları Koordinatörü Sn. Gülcan Gelerli Yazıcı, içerikleri gönüllülerimiz tarafından hazırlanan Feniks Dergimizin 100. Sayısı ile son kitabımız “İnsan Köprüdür” yayınlarının 35. yıl anısına okurla buluştuğunu müjdeledi.
35. Aktiffelsefe Festivalimiz kapsamında “İnsan Köprüdür” ana temalı panelimiz Sn. Nur Karen Bektaş’ın moderasyonu ile gerçekleşti.
Köprünün eğitim, sanat, bilim ve birlikte yaşam vasıtasıyla nasıl güçleneceğini vurgulayan panelistlerimiz Sn. Elif Öztürk’e, Sn. Büşra Günçel’e, Sn. Ahmet Dildan’a ve Sn. Umut Dinçşahin’e değerli aktarımları için teşekkür ederiz.
İnsan köprüdür teması ile eğitim perspektifinden, sahip olma bilincinin giderek köklendiği ve eğitime de yansıdığı günümüz dünyasında, felsefenin ışığı ile eğitimi buluşturmaktan ve “sahip olma” isteğinden “olmak” bilincine doğru bir köprü kurmaktan;
Bilim perspektifinden, doğanın ve evrenin bilgisini araştıran bilim ve felsefenin gerçeğin farklı boyutlarına ışık tuttuğu ve ancak bunların el ele vermesiyle geleceğe yön verecek olan yeni bilimin daha hümanist ve bütüncül olabileceğinden ve tarih içinden bu rönsesansı başarmış bilim insanlarından;
Sanat perspektifinden, dün ve yarın arasında köprüler kuran sanatın, yalnızca geçmişi anlamamızı değil, aynı zamanda yarının kültürünü inşa etmemizi mümkün kıldığından, sanatın kültürler arası, zaman ve mekânın ötesinde, insanlığın güzellik ve estetikle buluşmasını sağlayan ortak dil olduğundan;
Birlikte yaşam perspektifinden, kendine ve diğer insanlara, doğaya yabancılaşan ve yalnızlaşan insanın ruhun etiği ve estetiği ile yeniden kendi doğasına yakınlaşabileceğini ve birilkte yaşamı inşa edebileceğinden bahsedildi.
Aynı zamanda 35. Yıl Aktiffelsefe Festivalimiz unutulmaz bir tiyatro oyununa ev sahipliği yaptı:
Maxwell Anderson’un aynı adlı eserinden uyarlanan “Yalınayak Sokrates” oyunu, yönetmen Sn. Kemal Bal ve Aktiffelsefe Antalya Şubemizin üye ve gönüllülerinin performansıyla sahnelendi.
Nice 35 yıllara!
35. YIL AKTİFFELSEFE FESTİVALİ AÇILIŞ KONUŞMASI
Öncelikle bugün, 35 yıllık gönüllü hareketimizin kutlamasında sizlerle birlikte olmaktan ve yıldönümümüzü hep birlikte kutlamaktan mutluluk duyuyorum.
Günümüzde “değişim”den çok bahsediliyor ama niteliğine değinilmiyor. Ayrıca bugün sürdürülebilirlikten de bahsediliyor ama nasıl olabileceği pek konuşulmuyor. Kısaca bu iki kavramı nasıl anladığımızı ifade etmek isterim.
Hangi değişim?
Savaşların niteliğinin değişimi mi? Teknolojinin yayılması, paranın el değiştirmesi, modanın değişmesi, iklimin değişmesi mi? Örnekleri daha da çoğaltabilirsiniz. Aslında dikey olması gerekirken yatay olarak gerçekleşen bugünün “değişim hareketi” insanlarda umutsuzluk yaratmıştır. Günümüz insanı kurumlara güvenemez olmuş, iyiye ve güzele doğru değişimin mümkün olmadığı inancını kanıksamışdır. Kimi, değişim için bireysel ve kısa soluklu hareket etmeyi, kimi de “anı yaşa” diyerek geleceğe ilişkin herhangi bir yatırımda bulunmamayı seçmiştir. Aktiffelsefe, ülkemizin ve dünyanın pozitif değişimine katkıda bulunmaktadır.
Gelecek bizim çabalarımız olmadan ileriye ve yukarıya gitmeyecektir. Doğada da kendiliğinden ileriye hareketi göremeyiz. Kendi haline bırakıldığında, her şey, aşağıya doğru, yok olmaya mahkumdur. Öyle ya, bir bahçe düşünün, ekerseniz bağ, ekmezseniz dağ olur. Çaba gösterdiğiniz kadar verim alabilirsiniz. Biz Aktiffelsefeliler, geleceğin gönüllülerin ellerinde şekilleneceğine inanıyor, bu yüzden de gönüllü olarak hizmet ediyoruz. İhtiyacı olanlara yardım etmek için özgür irademizi kullanıyoruz.
Bizler, faaliyetlerimizi modaya uymak, bunalımdan kurtulmak, çevremizden onay almak ya da prestij kazanmak için gerçekleştirmiyoruz. Biz, faaliyetlerimizin özgün ve felsefi içerikli olması ve insana-doğaya fayda sağlaması için çaba gösteriyoruz. Bunun için, birine yardım etmenin kendinden bir şey vermek olduğunu, yapılan işe kendini tamamen vermek olduğunu; yardımın her zaman maddi olması gerekmediğini, maddi yardım veya yapmak istediğimiz yardım hakkında pratik ve somut bilgilere gereksinim olduğunu fark etmek gerekir. Yani, evini kaybetmiş birine bir ev nasıl yapılır bilmediğimiz sürece çok zor yardım edebiliriz. Aynı şekilde, insana yardım etmek için önce insan hakkında bilgiye sahip olmak şarttır. Hayata yeni adımlar önermek, dinginliğe ve huzura sahip olmak ancak kendi doğaları hakkında bilgili olanlar tarafından gerçekleştirilebilir. Hepimiz ama hepimiz ihtiyacı olanlara yardım için bir şeylere sahibiz. Yeter ki empati yapalım, yapay değil gerçek bir ilişki kuralım ve yardım etmenin neşeyle hizmet etmek olduğunu hatırlayalım. Sizleri de geleceğin dünyasını şekillendirmekte görev almak üzere gönüllüler dünyasına davet ediyoruz. Bizimkisi alçakgönüllü bir şeklide “bir yöntem” sunmaktadır.
Diğer kavram; sürdürülebilirlik. Gönüllülerimizin sürdürülebirliğini nasıl sağladığımız bizlere çok sık sorulan bir sorudur. Birazdan lansmanını yapacağımız kitapta daha detaylı yazdım, kısaca bu soruya 3 adımdan oluşan bir yanıt verelim:
İlki; ortak hedef, yani DAHA İYİ BİR DÜNYA DAHA İYİ BİR TÜRKİYE
İkincisi; sürekli eğitim ki sürekli Yaşam için Pratik Felsefe Seminerleri veriyoruz ve
Üçüncüsü Uyum içinde birlikte yaşam ki bunu da Nezaketi-Erdemleri temel alarak yapıyoruz.
Birlikte yaşam mümkün, Aktiffelsefe, aynı zamanda dünyaya bu birlikte yaşamın da imkanlarını yöntemini uygulamalı olarak göstermektedir.
Sonuç olarak, Aktiffelsefe hepimizin aradığı pozitif değişimin adıdır.
Teşekkür ederim.