Hayatımla ne yapmak istiyorum? Nereye gitmek istiyorum?
Bu dünyada, bu zamanda buradayım. 2021 yılında dünyamızda 7 milyar 837 milyon insandan biri “BEN”im! 2021 yılında Türkiye’ de ki 83 milyon 614 bin kişiden biri “BEN”im! Dünyamızda tüm ülkeler aynı salgının tehdidi altında, birbirinden uzaklaşarak kendi sınırına çekilmek zorunda kaldı. Şehirler kendi alanına çekildi, mahalleler kendi fırınıyla sınırlandı. Aileler kendi eviyle, kişiler kendi odasıyla sınırlandı! Kısacası kendi kendimizle baş başa kaldık. Kendi işimizi kendimiz görmeye zorlanıyoruz!
Bizi bu duruma getiren sebeplerin çeşitliliğinin tartışmalarını bir kenara koyup, insanlık tarihine göz attığımızda bu durumun ilk olmadığını görüyoruz. Tarihsel sikluslardaki insani bilinçliliğin düştüğü, ahlaki çöküşün hızlandığı dönemlerin kaçınılmaz sonucu; salgın hastalıklar, kuraklık veya aşırı yağışın getirdiği ekonomik çöküş, afetler, depremler vb. İmparatorlukların çöküşü ve toplumsal yapının yenilenerek, yeni dönemlerin ortaya çıkmasını görüyoruz. Toplumsal olarak bilim, sanat, inançların aynı insani etik değerler üzerinde yükselişi; evrimin akışı içinde olduğumuzu bilerek içinde bulunduğumuz her durumun, koşulların gelişimimiz için adil olduğunu kabul ederek temsil ettiğimiz ödevlerimizde bilinçli, istekli ve süreklilikle seçimler yaparak, aktif bir şekilde KALP-BEYİN-ELLER uyumlu birlikte çalışarak olmamız gereken yerde olabiliriz ve hayallerimizi gerçekleştiren günlük kahramanlıklarımızı çoğaltarak iç cennetimizi inşa edebiliriz. Bu düzeyin başkasının bahşedeceği bir alan olmadığını unutmadan! Her durumda kendi işimizi kendimiz en iyi şekilde yaparak…
Hayatta bazen azlık zamanları olur. Azdır ama vardır. Yaşam bize kanaat bilinçliliğini öğretir. Bazense olmadı mı olmaz. Sağlık yoktur, arkadaş, para, neşe, keyif yoktur. Yaşam bize sabır bilinçliliğini öğretir. Bunlar insani hâllerdir, hâllere takılmadan mevsimlerin döngüselliğine inanarak her durumda aktif olmak, dengeli olmak: aldığını ve verdiğini bilen bir yetişkine ulaşma çabası içinde olmak. Gözlemci ve gözleyen olabilmek için KENDİ İŞİNİ KENDİ YAPAN OLMA BİLİNÇLİLİĞİNİ GELİŞTİRMEK.
İnsani sorumluluğu bilinçli bir şekilde nasıl alacağımızı bilmezsek, bizim yerimize seçimleri hayat yapar, bizi oradan oraya sürükler. Bu durumlar bizi ataletten istikrara, bilinçli hareket etmeyi öğretir.
Bilgi sahibi olmak istiyorsak, somut eylemler, anlamlı tecrübelerle, onlardan net dersler alarak bilincimizi geliştirmeliyiz. Bilinçli pasiflikten kendi merkezinden her şeyi kucaklayan Varlığın kalıcı titreşimine ulaşmalıyız. Bu şekilde bakıldığında eylem, evrim için bir çağrıdır.
Bizi cahillikten bilgeliğe dönüştüren şey bilgi değil, bildiklerimize dayalı olarak gerçekleştirdiğimiz eylemlerdir. Çalışmak yetenekleri artırır. Gizli eğilimlerimizi keşfeder, hayal bile edemediğimiz şeyleri gerçekleştiririz. Böylece, irademizi, zekâmızı güçlendirip sevmeyi öğreniriz.
Yaşam, hareket eden ve akan bir nehir gibidir, bizlerde kendi hayatlarımız içinde akmalı, eyleme geçmeli ve kendi işimizi kendimiz yapmaya çalışmalıyız. Yaşamak şeylere katlanmak değil, zevk almamızı sağlayan enerji kaynağıdır.
Selveri Saniye AKÇAL
Diğer Yazılarımız İçin Tıklayınız